1 Şubat 2012 Çarşamba

Yakışıklı Dragon iki tane

4 günlük tatil biter

4 günlük tatilim bitti ve artık intern oldum. Tuhaf yahu herkesin bildiği bir duygu hatta insanın belki de her sene defalarca yaşadığı bir duygu: "Nasıl da çabuk geçti zaman". Gerçekten de çok çabuk geçti zaman 6. yıl, şaşırdım tabii onca yaşadığım saçmalığa rağmen nasıl 6. yıla geldim diye ya da soruyorum kendime bazen nasıl dayandım 6 yıl diye sonra bir anda bir iç ses çıkıyor ortaya işte böyle dayandın diye. Zaman geçtikten sonra çok çabukmuş gibi gözükse de yaşarken geçmek bilmiyor.

Şimdi intern olduk, okul bitecek. Peki ne yapacağım? Film izlemez oldum, müzik hiç dinlemiyorum oyun oynayayım diyorum ona da zaman kaybı diye başlamıyorum. Her neyse saçmalamak güzel oluyor. Eskiden nasıl da kasardım buraya yazmak için şimdi eskiden yaptığım her şey komik geliyor hatta şimdi kurduğum cümleleri geçmişte kullandığımı hatırlayınca bile gülüyorum. Mesela artık hiç değişmeyeceğim gibi. Hayatımın her anında hiç değişmeyecekmişim gibi hissettim. Verdiğim sözleri tutamadım, bir çok kişiye iğrenç davrandım. Sonunda kendi halimde bir loser oldum ve şunu anladım ki ne kadar az insanla muhattap olursam benim için o kadar iyi oluyor.

Yarından sonra acil internlüğüm başlayacak ve ne olacak bilmiyorum.

Bir de şu alttaki film güzel. Bir film hakkında güzel demekten öte ne denebilir ki zaten?

5 Ocak 2012 Perşembe

Yorgun

Yorgun değilsinizdir ta ki eve gelene kadar

4 Ocak 2012 Çarşamba

Büyük adam

Büyük bir amaç için doğmadığınızı anladığınız an
İşte her şey tesadüftür

23 Aralık 2011 Cuma

kötü

Yürüyordu, bir şey düşünmeden yürümek istiyordu kulaklık kulağında sadece şarkı dinleyerek yürümek istiyordu, düşen kar tanelerini izleyerek. Düşünmeden eve gitmek istiyordu ya da hayır hayır sadece şu kaldırım bitene kadar düşünmemek istiyordu ama yapamadı çünkü ne kadar düşünmemek için zorlarsa zorlasın kendini biri düşünmeyi durdursa bir başkası başlıyordu düşünmeye

15 Aralık 2011 Perşembe

Şarkı vardı

İmkansız aşk diye şarkı vardı güzeldi, severdim. Sadece sen imkansızsın sensizlik imkansız bölümünü hiç sevmezdim, geçenlerde aklıma geldi, sürekli söylüyorum. Depresyonda falan da değilim oysa ki ama güzeldi yani basit ama güzel hakkını vermek lazım. Köşeyi dönsem ölüm düz gitsem hayat mesela. Elazığlar içindeyim sonuç olarak



Bunun dizisini de annem çok severdi. Güzel miydi ki acaba?

4 Aralık 2011 Pazar

Alttakilerin Haluk Levent hayranı çıkması

Bazen dinleyince güzel geliyor bu şarkı bazen dinleyince çok sıradan. Aslında şimdi de güzel gelmedi aslında bu şarkı güzel değil ama bilemedim. Yine de koyayım dinleyin siz belki seven çıkar. Hayatımın şarkısı düğünümde çalacak diyen olur. O değil de böyle düğünde özel istekle şarkı çaldıran çiftler oluyor. Nefis ya çok komik değil mi hehe. bu bizim düğün şarkımız şey çaldıracaksın aslında Haluk Levent hani benim hanim benim benim olacaktın. Nereden aklıma geldi alttaki çift derdim ama değil çift olsa daha başka sesler duyardım neyse alttaki öğrenci dostlar sürekli haluk leventten bu şarkıyı gitarla çalıyorlar. İki kere tuvaletteyken denk geldi. Hayır tuhaf oluyor. Tam böyle tuvaletteyim; dünya sorunları bir yandan, keşifler, icatlar bir yandan, ilerisi için hayaller bir yandan beyninin çalışma kapasitesi %2'den &100'e çıkmış. Beyin gücümle apartmanları yerinden oynatmak üzereyim tam o sırada hani benim benim olacaktın sesiyle irkiliyorum. Sonra hemen sıçıp odama geçiyorum haklı olarak. Tabii sonra ne icat kalıyor, ne kanserin tedavisi