17 Ekim 2011 Pazartesi

aksamlar aksamlar silinsin sabahlar

aslinda yoruldum ben. uyandim erkenden. gittim elazigspor macina arkadasla 3 tane gol atti elazig. sonra hali saha macina gittim 13 5 yendik. sonra eve geldim bursaspor 2 1 yenildi. sonra ben dusundum allah allah. amma futbol dolu bir gun geciriyorum. bir de fifa mi oynasam? ama oynamadim counter strike oynadim. yillardir ara ara oynuyor ama hala beceremiyorum. hem yetenek hem azim olmayinca bir isin basarilmasi zor oluyor. simdi de yataktayim sabah yatakatim. uyuyacaagim ve uyandigimda her sey guzel olacak. ahaha guldum ben buna. sabah uyandiginda bir seyin guzel olma ihtimali yok ki uyaniyorsun sonucta. aslinda dusundum basin falan agridi da yattiysan vve uyandiginda gectiyse olabilir. diger turlu olmaz. sabah kalkmissin yani ne guzel olabilir ki? uyanmissin uyanmak kotu bir kere. ama surekli uyusak da uykunun tadini bilemeyiz. bilir miyiz ki? hayatta bilemeyiz bence. hayatta olmaz diyen yalak insanlari da hic sevmiyorum. sevilecek insan bir iki zaten bir iki az oldu bes on yaptim ben onu. sevilecek film yirmi otuz mesela. sevilecek cok sey var dunyada. ee uyuyayim daha ruyamda bilemedim kafiyeli bir sey yazmak istedim bulamadim.

16 Ekim 2011 Pazar

Gregor Samsa - Ain Leuh



Dirt roads, old cars, burnt oil, lovely hearts. All I breathe in, bleeds out, falls apart. Table cleared; dinner served - a modest start. Held back tears never felt pulled this hard. Dark skin, light hearts, unadorned, simple lives. I try to measure all my thoughts, all at once. And then things seem clear: we've been lost from the start.


Konuyu özetleyen şarkıdır bu beenim için. And then things seem clear =) Hemen suçu atarım. Kaçarım.

Mesela Sabah oluyor

Mesela sabah oluyor. Her sabah oluyor. Her günün sabahı var. Küçükken bir şarkı vardı. Bu sabahların bir anlamı olmalı. Sevgiliden ayrılma durumu yok birileri gelsin diye de beklemiyorum ama yine de bir anlamı yok sabahların. Sabahladım mesela yine. Yarın sabahlayamayacağım pazar zira. Doğrusu sabahlarım ben. Niye yazıyorum ki? Bilmiyorum can sıkıntısı. Çok uğraştım didindim bir baltaya sap oldum gün sonunda diyebilmek için.
Mesela bir film izledim.
-Nasıldı Muhsin bey?
+Böyle delilikli, baleli bir filmdi.
-Beğenmediniz yani?
+Yok beğenmedim
-Neden?
+Bir oyunculuk güzeldi o kadar.
-Bozdu diyorsunuz Darren Aronofsky?
+Bozdu bence
-Ama millet çok seviyor. Siz The Wrestler'ı da sevmemiştiniz marjinal misiniz nesiniz?
+Kırıldım, gidiyorum.

Mesela Diablo 3 çıkacak ama oynayasım da yok. Oysa ki masaüstüm resmim ama bilmiyorum. Böyle bir sıkıntı var içimde. Herkeste de olur o sıkıntı. Okuyan kişi varsa tabii senin de var değil mi o sıkıntı içinde. Her neyse rastgele bir şeyler yazacağım bundan sonra desem kaç bininci deyişim olur.

Oyunlar var, filmler var, müzikler var, kitaplar var. Tek yapabildiğimizse var olanı almak. Var etmek güzel olurdu aslında. Yeteneğiniz yoksa çok normal zira çok az bir kısmın yeteneği var. Peki ben niye o kısımda değilim? Kader işte Allah'ın işi. Eee ayıp oldu bence. Hmm bilemedim.

Bitsin en iyisi bu yazı. Ben de sabah uyuyayım. Akşam kalkayım. Maça gideyim izleyeyim, sonra maç yapayım. Maç yapmak için para vereyim ondan önce. Sonra eve geleyim. Film izleyeyim. Sonra bakınayım bakınayım bakınayım. Mouse imleciyle simgeleri tutup sağa sola bırakayım. Oyun oynayayım. Amma boş adamım diyeyim. Yarın da hastaneye gitmem lazım diyeyim. Kalkayım sabahın yine anlamı olmasın. Güleyim eğleneyim geçeyim gideyim.

4 Ekim 2011 Salı

Sorun sende değilse kimde?

Sorun sende değil bende cümlesini o kadar çok duyduk ki televizyonlardan gerçek hayatta duymaz olduk. Artık ilişkiler biterken kimse sorun sende değil bende demiyor. Hatta ilişkiler biterken sorun bile aranmıyor. Genelde sorun da olmuyor hani. Öyle bitiyor. Bunu fark ettim ben şu sıralar. Birilerinde sorun olmalı oysa ki değil mi?

Keşke bir şeyler yazabilsem yine çok kötü olsun her zamanki gibi ama en azından zaman geçsin. Zaman geçsin gitsin Elazığ'da. Acaba bir X noktası belirleyeceksin hayatına ve o ana döneceksin deseler kaç yıl geri dönerdim ki? Her 24 yaşıma geldiğinde yeniden bir X noktası seçebilsem o zaman doğru olanı yapabilir miydim ki? Galiba şu an sorsalar ne zamana dönmek istersin diye lise biri seçerdim. Daha önceden hata yapmadığımdan değil o kadar eskiyi hatırlayamadığımdan.

13 Haziran 2011 Pazartesi

of



http://www.abconcerts.be/en/abtv/p/detail/explosions-in-the-sky

Bu da konser. Bunu indirebilecek olan varsa nasıl yapıldığını anlatırsa kendisine yemek ısmarlayacağım.

Sınavlar

İlle bir şey olacaksın dediler
Oysa ki benden mükemmel bir hiç olurdu
Anlamayınca
Demeyi bırakıp
İlle bir şey olacaksın diye emrettiler

16 Ocak 2011 Pazar

Tabutta Rövaşata

İlk izlediğim zamanı hatırlıyorum da Atv sabaha karşı 1'de yayınlamıştı. Küçüktüm, daha yeni yeni sinemaya aşinalığım başlıyordu. Tabutta Rövaşata'nın ismi saçma gelmişti.Şimdiyse daha güzel bir isim bulunamaz diyorum. Böylesine güzel bir film iyi ki var.